Nobahari – Mohsen Namjoo

Nobahari

Çun est hal-i bostan ey bad-i novbahari
K’ez bolbolan beramed feryad-i bikarari
Gol nispeti nedared ba-ruy-i dil-feribet
To der miyan-ı golha çon gol miyan-i hari

Ey genc-i nuşdaru berhastegan gozer kon
Merhem bedest o mara mecruh migozari
Omri diger bebayed bad ezvefat mara
K’in omr tey nemudim ender omidvari

————————————————————-

Ey ilkbahar rüzgarı, bahçede
Bülbüllerden telaşlı bir feryat çıktı.
Senin gönül aldatan yüzün gülle kıyaslanamaz
Sen güllerin arasında dikenlerin arasındaki bir gül gibisin

Ey aşk dermanlarının hazinesi, aşıklarına ilgi göster
Merhem senin elinde, yine de bizi yaralı bırakırsın
Ölümümüzden sonra başka bir ömür gerek
Ki biz bu ömrü sevgiliye kavuşma ümidiyle yaşadık

The Celebration of Steve – Antrepo

Gündelik objelerimizi Steve Jobs’un gözünden gördüğümüz deneysel bir sergi

“Neden sadeliğin iyi olduğunu varsayıyoruz? Çünkü fiziksel ürünler söz konusu olduğunda, onlara egemen olabileceğimizi hissetmemiz gerekir. Karmaşıklığa düzen getirdikçe, ürünün size boyun eğmesini sağlarsınız. Sadelik görsel bir stilden ibaret değildir. Minimalizm ya da düzensizliğin yokluğu değildir sadece. Karmaşıklığın derinine inmeyi gerektirir. Gerçek sadelik için gerçekten derine inmeniz gerekir.”

Sir. Jonathan Ive, Walter Isaacson’un “Steve Jobs” kitabından.

Her şey neden siyah-beyaz?
“Celebration of Steve” isimli projenin amacı her şeyi farklı bir perspektiften, Steve Jobs’un gözünden görmek.

Çalışmaları süren projede, bir çevrimiçi sergi, bir kitap ve bir iPad uygulaması geliştirilmeyi planlıyoruz.

Sadece 8 tane obje mi var?
Hayır. Ekte paylaşılan ve “Teaser” sitesindeki fotoğraflar “Steve Jobs’un doğum günü nedeniyle sergileniyorlar.

Kaç tane olacak?
Jotun’nun yatlar için geliştirdiği “high-gloss” boyasıyla toplam 100 obje hazırlanarak, gerçekleştirilecek projenin final halini oluşturacaklar. Bu objelere iPad, iPhone, iPod, Macbook gibi siyah ve beyazı bulunan Apple ürünleri de eşlik edecek.

Projede kimler var?
Mehmet Gözetlik tarafından yaratılan projenin boyamalarını Jotun Türkiye gerçekleştiriyor, ayrıca Jotun’nun desteğiyle sürecin kısa bir belgeseli de hazırlanıyor. Projenin fotoğraf çekimlerini Emre Başak, yazılım desteğini ise Kadir Yardımcı sağlıyor. Benan Kapucu, Fırat Parlak, Handan Akbudak, Hayati Şentürk, Zekai Demir ise projeye destek veren diğer kişiler.

Sonraki adım ne?
İkinci aşama öncesinde, tasarım alanında deneyimi olan bir küratör ve projenin tamamının üretilmesine katkı sağlayacak bir sponsor veya sponsorlar arıyoruz.

Nasıl katkı sağlanır?
Bu proje küçük bir ekibin özverili çalışmalarıyla ve ticari olmayan bağımsız bir anlayışla gerçekleştiriliyor. İsteyen herkes, antrepo’nun twitter hesabını takip ederek, projedeki objelerin listesine önerilerde bulunarak katkıda bulunabilirler. Üstelik bu katkılarıyla, projenin kitabındaki “destekçi” bölümüne isimlerinin yazılmasını sağlayarak projenin gerçek parçası haline dönüşebilirler.

İyi ki doğdun Steve!
Dünyamıza kattığın vizyon için teşekkürler.

Son bir şey daha…
“Sadelik karmaşıklığın doruğudur” Leonardo Da Vinci

2011-2012 antrepo4.com

__

Projenin basın bülteninden…

iPad 2: İnce-Hafif-Hızlı

Apple’ın fenomen CEO’su Steve Jobs, San Francisco’daki Yerba Buena Center’da iPad 2′nin tanıtımını yaptı.

Bir süre önce sağlık sorunları sebebi ile günlük işleri Apple’ın COO’su [Chief Operating Officer] Tim Cook’a devredip sağlık sorunları ile ilgileneceği söyleyen Jobs’un iPad 2 sunumuna çıkması konuşuluyor ama pek beklenmiyordu. Oldukça zayıflamış olduğu gözlenen Jobs’un sahneye çıkması günün ilk sürpriziydi.

Her zamanki gibi sunum, durum analizi ve rakiplerin değerlendirilmesi ile başladı.

Apple, kimi çevrelerce post-PC olarak tanımlanan iPad’in bu tanımını beğenmiş gözüküyordu. Apple, iPad’in satışa sunulmasından 2010′yılının sonuna kadar geçen 9 aylık süreçte 15 Milyon iPad satıldığını ve iPad’in pazar payının % 90 olduğunu açıkladı. Apple bu satışla 9.5 Milyar $’lık bir ciro elde etti.

Apple’ın bu platformdaki gücünü oluşturan en önemli silahlardan birisi de App Store. App Store, iPad gibi bir cihazın çok geniş bir kitle tarafından kullanılmasını sağlayan en önemli araç. Apple’ın App Store’unda iPad’a özgü özellikleri kullanan 65.000 uygulama bulunuyor.

iPad 2′nin teknik özellikleri
Çift çekirdekli A5 işlemci kullanıyor. ilk iPad’e oranla iki kat daha hızlı işlemci gücüne, 9 kat daha hızlı grafik gücüne sahip. Ön yüzünde VGA, arka tarafında HD çekim kalitesine sahip iki kamerası bulunuyor. iPhone ve iPod touch’daki gibi bir Gyroscope’a sahip.

iPad 2, ilk iPad’e kıyasla %33 daha ince. Sadece 8.8 mm kalınlığında ve bu haliyle iPhone 4′den bile ince. iPad 2, ilk iPad’e kıyasla ince olmasının yanı sıra yaklaşık 80 gr. daha hafif. Sadece 601 gr ağırlığında.

Ağırlığından ve kalınlığından bu kadar kaybetmesine rağmen iPad 2, ilk iPad’deki gibi 10 saatlik şarj süresine sahip. Stand-by konumunda pilinin sarj süresi 1 ay gidiyor. Bu haliyle iPad 2′nin pilden ibaret olduğunu söyleyebiliriz.

iPad 2 siyah ve beyaz olmak üzere iki farklı renkte satışa sunuluyor. 11 Mart’da ABD’de, 25 Mart’da da 26 ülkede satışa sunulacak. Bu ülkeler arasında Türkiye bulunmuyor. Türkiye’de satışına ne zaman başlanacağı hakkında bir bilgi yok ama ilk iPad kadar geç gelmesi de beklenmiyor.

Fiyatına gelince; 6 farklı konfigürasyonu bulunan iPad 2′nin giriş seviyesindeki 16 GB’lık WiFi modeli ilk iPad’de olduğu gibi 499 $’dan satışa sunuluyor. En üst konfigürasyonlu modeli olan 64 GB’lık WiFi+3G modelinin fiyatı ise 829 $.

Apple iPad 2′yi duyurması ile brlikte halen satışta olan ilk iPad’in fiyatında 100 $’lık bir indirime gitti. Benzer bir durumun Türkiye’de de olmasını bekleyebiliriz. iPad almayı düşünenler bu durumu göz önünde bulundursun.

iPad 2 aksesuarları
iPad 2 eski aksesuarların ek [ayrıca satılan] yeni aksesuarlara da sahip. Bunlardan ilki HDMI video çıkış adaptörü. Bu adaptör ile iPad ekranını daha büyük bir ekrana tüm fonksiyonları ile aktarabildiğiniz gibi iPad’in şarj olmasını da sağlayabiliyorsunuz.

Kendi sunumlarında iPhone-iPad ekranlarını sunum ekranına yansıtırken bu cihazı kullanan Apple, bu cihazı son kullanıcılar ile paylaşmıyordu. Ürün bu anlamda bir ilk… Adaptörün Amerika satış fiyatı 39 $.

İkinci aksesuar ise Smart-Cover. Gerçekten çok işlevsel bir kılıf. Apple Smart-Cover ile bir kılıfın ne kadar zekice tasarlanabileceğini gösteriyor adeta.

Smart-Cover kapatıldığında iPad 2 uyku moduna geçiyor ve kılıf açıldığı anda uyku modundan çıkarak kullanıma hazır hale geliyor.

Kılıfın iPad 2′ye takılması da çok kolay. Mıknatıslı olarak tasarlanmış olan Smart-Cover, iPad 2′ye tutunarak mükemmel bir şekilde yüzeye oturuyor. Smart-Cover çok ince ve aynı zamanda ekranın temizlenmesini sağlıyor.

Poliüreten ve deri olmak üzere iki farklı materyal kullanılan Smart-Cover 10 farklı renk seçeneğine sahip. [5 renkte poliüreten, 5 renkte deri.] Poliüreten kılıfın Amerika satış fiyatı 39 $, deri kılıfın Amerika satış fiyatı ise 69 $.



Apple, Steve Jobs’un Pixar animasyonlarına benzettiğini söylediği, Smart-Cover’ı tanıtan kısa bir film de yayınladı.

iOS 4.3
Apple, iPad 2′nin yanı sıra mobil cihazlarında kulandığı işletim sistemi iOS’un 4.3 sürümünü de tanıttı. iOS yazılımlarından sorumlu başkan yardımcısı Scott Foster’ın tanıttığı iOS 4.3 ile birlikte mobil cihazlarda kullanılan internet tarayıcısı Safari, Nitro JavaScript kullanmaya başlıyor. Mobil cihazlar arasında kablosuz içerik paylaşımına izin veren iTunes home sharing ve AirPlay iyileştirmesi de diğer yenilikler arasında.

Bir başka iyileştirme ise iPad’lerde bulunan ve önce iPad ekranının konuma göre dönüşünü kilitleyen, daha sonra değiştirilerek ses düzeyini hızla kapatmaya yarayan buton artık isteğe göre bu iki özellikten birisini kullanabilir hale gelebiliyor.

iOS 4.3 ile iPhone 4′lere gelen ve en çok beklenen özellik ise “Personel hotspot”. Sadece iPhone 4′ler ile kullanılabilecek bu özellik, iPhone 4′ünüzün 3G üzerinden sağladığı internet bağlantısını birden fazla cihaz ile kablosuz olarak paylaşılmanıza imkan veriyor.

Mac kullanıcılarının aşina olduğu, eğlenceli fotoğraf ve videolar çekmesine imkan tanıyan Photo Booth yazılımı da iOS 4.3 güncellemesi ile iPad’lere geliyor.

iPad 2′nin kamerasını kullanarak iPhone, iPod touch ve Mac’ler arasında video chat yapmanıza imkan sağlayan Face Time da önemli bir diğer yenilik.

iOS 4.3, 11 Mart’da yayınlanacak. iPhone 3Gs, iPhone 4, üçüncü ve dördüncü nesil iPod touch, iPad ve iPad 2 tarafından kullanılabilecek iOS 4.3 güncellemesi ücretsiz olarak yapılabilecek.

iPad için iMovie ve GarageBand
Mac’lerin önemli bir parçası olan iLife paketinin iki önemli yazılımı olan iMovie ve GarageBand de artık iPad’lere taşınıyor.

Video edit işlemleri yapmanızı sağlayan iMovie, gerçekten muhteşem görünen ve kendi müziğinizi yapmanızı sağlayan GarageBand çok etkili iki yazılım.

4.99 $ gibi oldukça makul fiyatlarla satılacak olan bu iki uygulama ile Apple, iPad kullanıcılarına eğlenceli bir deneyim sunarken bir yandan da yazılım geliştiricilerine iOS’un yeteneklerini nasıl kullanabileceklerini gösteriyor.

iMovie ve GarageBand’de 11 Mart’ta App Store’da satışa çıkacak.

Sunumun Ardından
iPad 2 sunum öncesi dedikodu sitelerinde yazılanlar hemen hemen doğru çıktı.

Apple rakiplerine göre pozisyon almış gibi duruyor. Bir çok firma henüz çıkarmadıkları fakat duyurusunu yaptıkları ürünlerle Apple’a rakip olmayı planlarken, Apple önce davranıp ürününü geliştirmiş oldu.

Sunum öncesi daha büyük beklenti içinde olanlar da yok değildi. Daha yüksek çözünürlüklü bir ekran, HD kalitesinde FaceTime, USB, 4G desteği gibi beklentiler bir sonraki ürüne kaldı…

Apple iPad 2’yi tanıtan bir de film hazırlamış. Tanıtım filminin hoş bir yanı ise Türkiye’den de görüntüler içermesi. Filmin bir sahnesinde Sultanahmet Camii görünürken başka bir sahnede iPad’inden kitap okurken çay içen birisi görülüyor.



iPad 2 tanıtım filmi [İngilizce]

iPad hakkında daha detaylı bilgiye Apple’ın web sitesinden ulaşabilirsiniz.



iPad 2 tanıtım etkinliği videosu. [İngilizce]

Selçuk Erdem ve Uzaylı

Geçen gün [14 Nisan 2010] Adobe Creative Suite 5 Türkiye lansmanı vardı Santral İstanbul’da. Lansmanda Wacom‘un da bir standı vardı. Standda bir Cintiq, karşısında ise Selçuk Erdem. Meşhur karakterlerinden ‘uzaylı’yı çizip imzaladı benim için. Aşağıdaki video da o karikatürün çizilme anını gösteriyor.

Çok mütevazı Selçuk Erdem’e bir kez daha teşekkür ediyorum buradan.

 

Hocam

Geçmiş Olsun Hocam

Hocan kimse, onun dersini alırsın.
Manol Kordomenidis

Metin Arat Hocama geçmiş olsun mektubu diye başladım ama benim mesleki hayatıma bir şekilde dokunmuş meslektaş Hocalarıma teşekkür mektubuna döndü. Affınıza sığınıyorum.

Hocalık bizde çok önemlidir. Yukarıdaki söz muhtemelen anonim bir deyiştir ama ben onu Manol Hocama mal ettim. Söz kime lazımsa onundur zaten. Her verdiğimiz bilgiye referans göstermeyi de hocalarımızdan öğrenmedik mi?

Fotoğrafta benden 10 yaş küçük Merih Akoğul, Photoshop’ta da 19 yaş küçük Hayati Şentürk hocalarım oldular. Bizde adet bir şey öğreteni hoca olarak kabul etmek onu “Hocam” diye selamlamaktır. Tavla oynadığımız komşumuz Süleyman Bey de “Hocam”dır. Yelkenlide bana dümen bırakan kaptan da “Hocamdır. Memleketimde bu böylesine yaygındır. Bu ülkede hoca çoktur, sayıları en az doktorlar veya hukukçular kadardır. Onun için hocalara çok değer verilir bu yalnız ve güzel ülkede.

Esas hocamız ise diplomamızın altına imzasını koyup “ Bu öğrenci kişi kanunlarımızın şu maddesine göre bundan böyle bir KBB kliniğini tek başına yönetmeye ehildir ” diye sorumluluk alan kişidir.

Benim KBB alanında birçok hocam oldu. Hepsinden farklı şeyler öğrendim. Burada onları saygıyla selamlıyorum.

İlker Tezel ve İbrahim Hızalan Hocalarım kulak hastalıklarını öğretir elime sevgiyle Rosen bıçağını verirlerken bir yandan da nezaketi öğrettiler. Tonsil ekartörünü nasıl tutacağımı, nasıl düğüm atacağım Selçuk Onart Hocam’dan öğrenirken cerrahide soğukkanlı olunması gerektiğini de öğrendim. Bir hafta kıdemsizim ama yaşça üç yaş büyüğüm Faruk Şahin “Hocam”dan dostluğu, nöbet arkadaşlığını ve daha birçok şey öğrendim. Askerliğin KBB ihtisasından daha kolay olduğunu da o öğretti bana. Pierre Fleury, C.H. Chouard, Frederic chabolle, Claude Fugain de bana Hocalık ettiler.

Bana resmi olarak hiç hocalık yapmadan da rehberim olan ve kendisini örnek aldığım “Hocalarım” da oldu. Hepsine şükran borcum var. Emin Burad, Hikmet Altuğ, Rıza Keser, Sefa Karatay, Behbut Cevanşir, Nimetullah Esmer, Emin Mumcuoğlu, Cihat Borçbakan, Atıf Kutlar, Orhan Sunar, Ertan Dumanlı, Demircan Akan, Cem Koca, Fikri Şenocak, Sedat Katırcıoğlu, Necmettin Akyıldız, Nazmi Hoşal, Nermin Başarer, Reşat Etaner, Muharrem Gerçeker, Orhan Cura, Övünç Günhan, Kerim Ceryan, Esen Beder, Necdet Biliciler, Suat Özbilen, Hüsnü Özek, Fazıl Yazıcı,  Metin Önerci, Özgün Enver, Osman Karaaslan, Nihat Şekercioğlu, Erdoğan Zaimler, Vecihi Bilgin, Kemal Değer, Ahmet Özdoğan, Sami Katırcıoğlu, Yücel Tanyeri, Cengiz Yağız, Sefa Kaya, Bülent Gürsel, Tayfun Sunay, Gündüz Kumbasar, Nazım Korkut, Aras Şenvar, Erhun Şerbetçi, Semih Sütay, Mehmet Tınaz, Levent Soylu, Atilla Yavuzer, Ferhat Erişir, Erkan Özüdoğru, Mehmet Ali Şehitoğlu, Levent Erişen, Sedat Erkuş, Asım Kaytaz, Nuri Özgirgin, Yıldırım Nalçacı, Mustafa Gerek, Oktay Dinç, Mete Kıroğlu, Halit Uzun, Dilaver Özturan, Tahir Altuğ, Tayfun Kirazlı, İrfan Devranoğlu, Önder Doğan, Murat Toprak, Arif Şanlı, Mehmet Ada, , Mehmet Erem, Kıvanç Günhan, Alper Tutkun, Mazhar Çelikoyar, Cafer Özden, Yusuf Kemaloğlu, Metin Yılmaz, Öncel Koca, Çetin Kaleli, Feyzi Elez, Hamdi Yakut, Cem Hiçyılmaz, Hüseyin Çolakoğlu, Erol Egeli, Cemal Cingi, Orhan Altıntaş, Süleyman Candan, Esor Balkan, Önder Doğan, Fatih Öktem, Burhan Dadaş, Ferhan Öz, Şeref Ünver, Hasan Tanyeri, Günter Hafız, Mehmet Külekçi, Fuat Yöndemli, Osman Yılmaz, Semih Öncel, Turgay Han, Esra Eryaman, Ergün Ökçün, Mustafa Kuzdere, Hakan Alkaya, Tanju Gökçeer, Alp Demireller, Şinasi Yalçın, Tarık Şapçı, Ertuğrul Üçler, Tevfik Aktürk, Erol Egeli, Okan Gürsel, Metin Akıner, Fikret İleri, Hakan Sümer, Suat Turgut, Fikret Kıroğlu, Fazıl Apaydın, Orhan Yılmaz, Celal Ünver, Adil Eryılmaz, Münir Demirci, Fikret Kıroğlu, Hakan Çankaya, hatta kardeşim Melih’ten de öğrendiğim çok şeyler oldu. Buraya isimlerini sığdıramayacağım daha birçok “Hocam” oldu benim. İşte bu yüzden kendimi çok şanslı hissediyorum.

Ama benim “EN” hocam Metin Arat oldu. Bana sadece hoca gibi değil, bir baba, bir arkadaş gibi davrandı Metin Hocam. Odasını biz asistanlarına nöbet odası olarak açarken nöbetlerimizde odasında yumurta pişirip ortalığı dağıtmamızı bile hoşgörüyle karşıladı. Evinde yatırıp yemeğini paylaştı benimle. Demokrat, toleranslı, çalışkan, çok yönlü iyi bir insandır Metin hocam. Bana KBB fizyolojisinin ne kadar önemli olduğunun yanında nasıl yaşamam gerektiğini ve iyi insan olmaya çalışmak gerektiğini de öğretti. Bana kararlarımda gönül gezdirmemeyi, 60 yaşından önce emekli olmamın iyi bir şey olduğu gibi çok hayati bilgiler de aktardı.

Geçen gün rahatsızlandığını duydum, geçmiş olsun demek için uğradım, artık iyileşmiş, hastalığını atlatmış. Çok sevindim.

Geçmiş Olsun Metin Hocam…

KBB Dergisi

Prof. Dr. Mehmet Ömür